Başlıyordu ufaktan macera, endişe, korku duyguları yeşermeye
içimizde. Son zamanlarına geldik artık formasyon eğitiminin. En güzel anlar
başlıyordu. Staja gitmeye başlayacaktık. 3 Ekim itibari ile okullarımız belli
oldu ve mutluluğumuz artmaya başlamıştı. Neyse, ilk hafta gittik herhangi bir
şey yapmadık ve geri döndük. İkinci haftamız da aynı şekilde oldu. Üçüncü hafta
gitmeye hazırlanıyordum ki staj yerlerinin değiştiğini öğrendim bir arkadaşımın
arayıp haber vermesiyle. Bu sefer bir Anadolu lisesine gidiyordum: 15 Temmuz
Anadolu Lisesi. Macera Safranbolu’ya
doğru yol almaya başladı. Üniversitedeki hocamız ile birlikte gittik, tanışma
oldu okuldaki hocamız ile ve daha sonra tekrar geri döndük. Bir dahaki hafta
gittiğimizde artık derslere girmeye başladık. İki sınıfımız vardı; sabah
sayısal sınıfı ve öğleden sonra beni hayallerime taşıyan dil sınıfı J. Hocamızdan dil
sınıfının olduğunu öğrendiğim andaki sevincimi anlatamam. Hep dua ediyordum
Allahım ne olur dil sınıfı olan bir okul denk gelsin diye. Bu kadar istememin
sebebi lisede beni yetiştiren, sınava hazırlayan hocalarım değerli Murat hocam
ve pek sevgili Evrim hocam gibi ben de dil sınıflarını sınavlarına hazırlamak,
onları yetiştirmek istiyorum. İlk zamanlarda sadece sohbet ediyorduk öğrenci
arkadaşlarla bölümümüze, İngilizce sevgisine dair. Şimdi konu anlatımlarımız
başlıyordu artık ve ilk anlatımım en özel, en güzel anlara dil sınıfına idi.
Yeri geldi oyun oynadık, yeri geldi dil bilgisi işledik birlikte. Çekilen o
güzel anı fotoğraflarının ilkinde kendi kendime şöyle dedim: Allahım sana
sonsuz şükürler olsun, hayallerimdeyim. Bana hayallerimde uçmayı, dil sınıfı
ile olmayı nasip ettin. İsimlerini öğreniyorduk artık yavaş yavaş J. Zaman o kadar çabuk
geçti ki stajın son haftalarına doğru gelmiştik artık. Son hafta öğrencilere
konu anlatmaktansa farklı bir şey yapmak istedim. Derse dair bir şey değilde,
hayat boyu onlara rehber olacak bir şey olsun istedim. Kitaplarla ilgili bir
şey olmalıydı ve onlara anı kalacak bir şey de bırakmalıydım. İnsan nedir, var
olmasının amacı nedir gibi sorulara cevap aradım kendimce. Öğrenmek ve
öğrendiğini öğretmek olmalıydı amacımız. Bu yolda ilerlerken yanımıza en büyük
yoldaşımız kitaplarımız olacaktı. Son haftadan bir hafta önce neden bu bölümde
olduklarını ve hayallerini yazmalarını istemiştim öğrencilerden ve bu
hayallerine yönelik onlara ufak notlar ve yoldaşları olacak kitaplarına yer
verecek her birine özel birer kitap ayracı hazırladım. Kitaplarla ilgili
konuşmamız bittikten sonra her birine hediyelerini dağıttım. Dağıttıktan sonra
iki öğrenci şöyle bir şey söylediler: “Hocam bir kere sarılabilir miyiz?”. O
kadar tuhaf oldum, mutlu oldum ki. Ne mutlu bana kalplerinde yer edinebildim.
Onların bana en güzel hediyeleri ise dillerinden “Hocam” kelimesinin
dökülmesiydi. Bu benim duyacağım en güzel şeydi. Hepinize çok teşekkür
ediyorum; Elif Zeynep, İrem, Gökay, Elif, Borahan, Ece, Betül, Beyza Nur,
Ümitcan, Beril Su, Emir, Engin, Onurkan, Gizem ve hayalinde ismini yazmayan
öğrenci ismini hatırlamıyorum kusura bakma J.
Hepiniz var olun, hayallerinizde yaşamanız duası ile. J
15 Aralık 2018 Cumartesi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
GELECEKTEKİ DÜŞÜNCELERİM/Yeşim Korkmaz
GELECEKTEKİ DÜŞÜNCELERİM Ben gelecekte istediğim iki meslek var. Birincisi subay olmak diğeri ise avukatlık. Ama bu aylarda daha çok avukat...
-
GELECEKTEKİ DÜŞÜNCELERİM Ben gelecekte istediğim iki meslek var. Birincisi subay olmak diğeri ise avukatlık. Ama bu aylarda daha çok avukat...
-
It was a long time not to see you in my vision. You were lost for months, for years. Many disasters passed over me and you never seemed to...