15 Aralık 2018 Cumartesi

"11 DİL"


Başlıyordu ufaktan macera, endişe, korku duyguları yeşermeye içimizde. Son zamanlarına geldik artık formasyon eğitiminin. En güzel anlar başlıyordu. Staja gitmeye başlayacaktık. 3 Ekim itibari ile okullarımız belli oldu ve mutluluğumuz artmaya başlamıştı. Neyse, ilk hafta gittik herhangi bir şey yapmadık ve geri döndük. İkinci haftamız da aynı şekilde oldu. Üçüncü hafta gitmeye hazırlanıyordum ki staj yerlerinin değiştiğini öğrendim bir arkadaşımın arayıp haber vermesiyle. Bu sefer bir Anadolu lisesine gidiyordum: 15 Temmuz Anadolu Lisesi.  Macera Safranbolu’ya doğru yol almaya başladı. Üniversitedeki hocamız ile birlikte gittik, tanışma oldu okuldaki hocamız ile ve daha sonra tekrar geri döndük. Bir dahaki hafta gittiğimizde artık derslere girmeye başladık. İki sınıfımız vardı; sabah sayısal sınıfı ve öğleden sonra beni hayallerime taşıyan dil sınıfı J. Hocamızdan dil sınıfının olduğunu öğrendiğim andaki sevincimi anlatamam. Hep dua ediyordum Allahım ne olur dil sınıfı olan bir okul denk gelsin diye. Bu kadar istememin sebebi lisede beni yetiştiren, sınava hazırlayan hocalarım değerli Murat hocam ve pek sevgili Evrim hocam gibi ben de dil sınıflarını sınavlarına hazırlamak, onları yetiştirmek istiyorum. İlk zamanlarda sadece sohbet ediyorduk öğrenci arkadaşlarla bölümümüze, İngilizce sevgisine dair. Şimdi konu anlatımlarımız başlıyordu artık ve ilk anlatımım en özel, en güzel anlara dil sınıfına idi. Yeri geldi oyun oynadık, yeri geldi dil bilgisi işledik birlikte. Çekilen o güzel anı fotoğraflarının ilkinde kendi kendime şöyle dedim: Allahım sana sonsuz şükürler olsun, hayallerimdeyim. Bana hayallerimde uçmayı, dil sınıfı ile olmayı nasip ettin. İsimlerini öğreniyorduk artık yavaş yavaş J. Zaman o kadar çabuk geçti ki stajın son haftalarına doğru gelmiştik artık. Son hafta öğrencilere konu anlatmaktansa farklı bir şey yapmak istedim. Derse dair bir şey değilde, hayat boyu onlara rehber olacak bir şey olsun istedim. Kitaplarla ilgili bir şey olmalıydı ve onlara anı kalacak bir şey de bırakmalıydım. İnsan nedir, var olmasının amacı nedir gibi sorulara cevap aradım kendimce. Öğrenmek ve öğrendiğini öğretmek olmalıydı amacımız. Bu yolda ilerlerken yanımıza en büyük yoldaşımız kitaplarımız olacaktı. Son haftadan bir hafta önce neden bu bölümde olduklarını ve hayallerini yazmalarını istemiştim öğrencilerden ve bu hayallerine yönelik onlara ufak notlar ve yoldaşları olacak kitaplarına yer verecek her birine özel birer kitap ayracı hazırladım. Kitaplarla ilgili konuşmamız bittikten sonra her birine hediyelerini dağıttım. Dağıttıktan sonra iki öğrenci şöyle bir şey söylediler: “Hocam bir kere sarılabilir miyiz?”. O kadar tuhaf oldum, mutlu oldum ki. Ne mutlu bana kalplerinde yer edinebildim. Onların bana en güzel hediyeleri ise dillerinden “Hocam” kelimesinin dökülmesiydi. Bu benim duyacağım en güzel şeydi. Hepinize çok teşekkür ediyorum; Elif Zeynep, İrem, Gökay, Elif, Borahan, Ece, Betül, Beyza Nur, Ümitcan, Beril Su, Emir, Engin, Onurkan, Gizem ve hayalinde ismini yazmayan öğrenci ismini hatırlamıyorum kusura bakma J. Hepiniz var olun, hayallerinizde yaşamanız duası ile.  J

GELECEKTEKİ DÜŞÜNCELERİM/Yeşim Korkmaz

 GELECEKTEKİ DÜŞÜNCELERİM Ben gelecekte istediğim iki meslek var. Birincisi subay olmak diğeri ise avukatlık. Ama bu aylarda daha çok avukat...